Kanser survivorship (hayatta kalan bakımı), kanser tanısı alan bir bireyin tedavi süreci tamamlandıktan sonraki yaşamını ve bu dönemdeki sağlık ihtiyaçlarını kapsayan bir bakım yaklaşımıdır. Amerikan Kanser Survivorship Ağı (National Coalition for Cancer Survivorship) tanı anından itibaren bireyi 'survivor' (hayatta kalan) olarak tanımlar. Modern onkolojideki ilerlemeler sayesinde kanser hastalarının sağkalım oranları belirgin iyileşmiş ve milyonlarca insan kanser sonrası dönemde yaşamlarını sürdürmektedir; bu durum uzun dönem bakım ihtiyacını öne çıkarmıştır.
Kanser survivor bakımının ana bileşenleri şunlardır: (1) Nüks takibi — düzenli klinik değerlendirme, görüntüleme ve biyobelirteçler, (2) Geç yan etkilerin izlenmesi ve yönetimi — kardiyotoksisite (antrasiklinler, trastuzumab), nörotoksisite (platin, taksan), pulmoner fibrozis (bleomisin, RT), endokrin bozukluklar, infertilite, (3) Sekonder kanser taraması — tedavi ilişkili veya aynı yatkınlık riski, (4) Psikososyal destek — depresyon, anksiyete, korkular, (5) Kronik hastalık yönetimi — diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı, (6) Sağlıklı yaşam tarzı önerileri — egzersiz, beslenme, sigaradan uzak durma.
Her kanser türü için farklı bir survivorship planı geliştirilir ve bu plan hastaya tedavi sonrası verilen 'Survivorship Care Plan' adlı bir doküman içerir. Bu plan tedavi özetini, nüks risklerini, takip aralıklarını, sekonder kanser risklerini, geç yan etkileri ve sağlıklı yaşam önerilerini içerir. Amaç kaliteli bir yaşam sürdürmek, erken nüks tespiti sağlamak ve geç komplikasyonları önlemektir. Multidisipliner bir yaklaşım (onkolog, aile hekimi, psikiyatri, beslenme uzmanı, fizyoterapist) ideal bakımı sağlar.
Kemik sağlığı sorunları arasında osteoporozun yanı sıra avasküler (aseptik) nekroz da yer alabilir.
Survivorship bakımının standartları ASCO ve NCCN survivorship kılavuzları ile belirlenir.