Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Spontan Bakteriyel Peritonit ve Profilaksisi

Sirotik asitte gelişen primer periton enfeksiyonu ve önleme stratejileri.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Spontan Bakteriyel Peritonit ve Profilaksisi Nedir?

Spontan bakteriyel peritonit (SBP), dekompanse siroz ve asit sıvısı olan hastalarda cerrahi veya intraabdominal enfeksiyon kaynağı olmaksızın gelişen primer periton enfeksiyonudur. Asit sıvısında polimorfonükleer lökosit (PMN) sayısının ≥250/mm³ olması tanı koydurur.

Bağırsaktan bakteriyel translokasyon SBP'nin temel mekanizmasıdır. En sık etkenler E. coli, Klebsiella ve Streptococcus türleridir. Siroz hastalarının %10-30'unda gelişir ve 1 yıllık mortalitesi %30-50'dir.

SBP profilaksisi birincil (GİS kanama varlığında kısa süreli) ve ikincil (SBP geçirmiş hastalarda uzun süreli) olarak uygulanır ve hepatorenal sendrom riskini de azaltır.

Belirtiler

Ateş ve titreme
Diffüz karın ağrısı ve hassasiyeti
Hepatik ensefalopati bulguları (konfüzyon)
Böbrek fonksiyonlarında kötüleşme
Asit sıvısında artış

Risk Faktörleri

Asit sıvısı protein düzeyi <1.5 g/dL
Önceki SBP atağı (en güçlü risk faktörü)
Gastrointestinal kanama
İleri karaciğer yetmezliği (Child-Pugh C)
PPI kullanımı

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Asitli siroz hastasında ateş gelişirse → ACİL (tanısal parasentez gerekli)
  • Karın ağrısı ve ensefalopati tablosu derinleşiyorsa
  • Böbrek fonksiyonları hızla kötüleşiyorsa
  • GİS kanama + asit birlikte mevcutsa

Tedavi Yöntemleri

01
Tedavi: Seftriakson 2 g/gün IV veya sefotaksim 2 g 3x1 IV (5-7 gün)
02
IV albumin (tanıda 1.5 g/kg + 3. gün 1 g/kg — hepatorenal sendrom önleme)
03
Primer profilaksi: GİS kanamalı sirozda seftriakson veya norfloksasin (7 gün)
04
Sekonder profilaksi: Norfloksasin 400 mg/gün veya TMP-SMX (süresiz)
05
Rifaksimin (alternatif profilaksi seçeneği)

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.