Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Sessiz (Non-Fonksiyonel) Hipofiz Adenomu

Hormonal belirti vermeyen ancak kitle etkisi oluşturabilen hipofiz tümörü.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Sessiz (Non-Fonksiyonel) Hipofiz Adenomu Nedir?

Sessiz (non-fonksiyonel) hipofiz adenomları, hipofiz ön lobundan kaynaklanan ve klinik olarak hormon hipersekresyonu göstermeyen adenomlardır. Tüm hipofiz tümörlerinin yaklaşık %30-40'ını oluştururlar. İmmünohistokimyasal olarak gonadotropin (FSH, LH) veya null cell fenotipi gösterebilirler.

Büyüme hızları değişkendir; çoğu yavaş ilerleyici olmakla beraber, makroadenom (>10 mm) boyutuna ulaştıklarında hipofiz sapı ve normal hipofiz dokusunu baskılayarak hipopituitarizm, kiazmaya baskıyla bitemporal hemianopsi, baş ağrısı ve diplopi gibi kitle etkisi bulgularına yol açarlar.

Tanı hipofiz MRG ile konulur ve fonksiyonel adenomları dışlamak için hormon profili (prolaktin, IGF-1, ACTH, kortizol, TSH, FT4, LH, FSH, testosteron/estradiol) incelenmelidir. Tedavide transsfenoidal cerrahi birinci basamaktır; cerrahi sonrası kalıntı veya nüks varsa radyoterapi düşünülür.

Belirtiler

Baş ağrısı (sık, retroorbital)
Bitemporal hemianopsi (görme alanı defekti)
Diplopi (çift görme)
Ptoz (göz kapağı düşüklüğü)
Hipopituitarizm bulguları (yorgunluk, hipogonadizm)
Hipotiroidi belirtileri (sekonder)
Sekonder adrenal yetmezlik (halsizlik, hipotansiyon)
Libido azalması ve menstrüel düzensizlik

Risk Faktörleri

Orta-ileri yaş (50-60)
Ailede hipofiz adenomu
MEN-1 sendromu
Carney kompleksi
FIPA (familyal izole pituiter adenom)
Uzun süreli dopamin agonist kullanımı (paradoks)
Genetik sendromlar
Radyasyon maruziyeti öyküsü

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Yeni başlangıçlı persistan baş ağrısı
  • Görme alanı daralması fark etmek
  • Çift görme ve göz hareket bozukluğu
  • Açıklanamayan yorgunluk ve hipopituitarizm bulguları
  • İnsidental hipofiz kitlesi saptanması
  • Libido kaybı ve menstrüasyon düzensizliği

Tedavi Yöntemleri

01
Mikroadenomlarda yakın MRG takibi
02
Makroadenomlarda transsfenoidal endoskopik cerrahi
03
Cerrahi sonrası MRG ve hormonal değerlendirme
04
Kalıntı/rekürren tümörde stereotaktik radyoterapi
05
Hipopituitarizmde hormon replasman tedavisi
06
Görme alanı testi takibi
07
Multidisipliner nöroşirürji-endokrinoloji yaklaşımı
08
Dopamin agonistleri sınırlı etkinlik (gonadotropinomalarda bazen)

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.