Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Santral Diabetes Insipidus

Hipofiz bezinden yetersiz antidiüretik hormon (ADH) salınımına bağlı poliüri.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Santral Diabetes Insipidus Nedir?

Santral diabetes insipidus (DI), hipotalamus ve posterior hipofizden antidiüretik hormon (ADH, vazopressin) salınımının yetersiz olmasıyla seyreden, aşırı miktarda seyreltik idrar çıkışı ve şiddetli susuzlukla karakterize bir durumdur.

Nedenleri arasında hipofiz cerrahisi, travma, tümörler (kraniofarinjioma), infiltratif hastalıklar (sarkoidoz, histiositoz X), otoimmün hipofizit, iskemi ve idiyopatik vakalar sayılabilir. Bir kısmı ailesel olabilir.

Tanıda susuzluk testi ve ardından desmopresin yanıtı ile santral ile nefrojenik DI ayrımı yapılır; son yıllarda kopeptin ölçümü tanıda güvenli bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.

Belirtiler

Şiddetli poliüri (günde >3-4 litre seyreltik idrar)
Aşırı susuzluk ve polidipsi
Gece çok idrara çıkma (noktüri)
Dehidratasyon bulguları (kuru mukoza, hipotansiyon)
Yorgunluk ve halsizlik
Kilo kaybı
Çocuklarda enürezis ve büyüme geriliği

Risk Faktörleri

Hipofiz ameliyatı veya radyoterapi
Kafa travması
Santral sinir sistemi tümörleri
Otoimmün hipofizit
İnfiltratif hastalıklar (sarkoidoz, histiositoz)
Ailesel (otozomal dominant) formlar
Meningoensefalit ve beyin ameliyatları

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Günde 3-4 litreden fazla seyreltik idrar yapıldığında
  • Dinlenemeyecek düzeyde gece idrarı varsa
  • Aşırı susuzluk ve dehidratasyon bulguları
  • Kafa travması sonrası bol idrar çıkışı
  • Hipofiz ameliyatı sonrası yeni poliüri

Tedavi Yöntemleri

01
Desmopressin (DDAVP) replasman tedavisi (oral, sprey, parenteral)
02
Sıvı alımının bireysel ihtiyaca göre düzenlenmesi
03
Doz ayarlamada günlük kilo ve serum sodyumu takibi
04
Altta yatan nedenin tedavisi (hipofiz tümörü vb.)
05
Postoperatif geçici DI'da kısa süreli DDAVP
06
Eğitim: aşırı doz veya sıvı fazlasında hiponatremi riski

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.