Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Prolaktinoma

Hipofizin prolaktin salgılayan adenomu, en sık hipofiz adenom tipidir.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Prolaktinoma Nedir?

Prolaktinoma, hipofiz bezinin ön lobunda yerleşen ve aşırı prolaktin salgılayan benign bir tümördür. Fonksiyonel hipofiz adenomlarının en sık görülen tipidir (yaklaşık %40). Çapına göre mikroadenom (<10 mm) ve makroadenom (≥10 mm) olarak ayrılır.

Kadınlarda genellikle genç yaşta mikroadenom olarak menstrüel düzensizlik, amenore, galaktore ve infertilite şikayetleriyle tanı alır. Erkeklerde daha geç ve sıklıkla makroadenom olarak hipogonadizm, libido kaybı, baş ağrısı ve görme kaybı bulgularıyla kendini gösterir.

Tanı yüksek prolaktin düzeyi (>200 ng/mL tanısal; orta yükselmelerde hipotiroidi, ilaçlar, gebelik, stres dışlanmalı) ve hipofiz MRI ile konur. Tedavide dopamin agonistleri (kabergolin, bromokriptin) altın standarttır ve çoğu olguda cerrahi gerekmez.

Belirtiler

Kadınlarda oligomenore, amenore
Galaktore (meme başından süt gelmesi)
İnfertilite
Erkeklerde libido kaybı ve empotans
Jinekomasti
Baş ağrısı
Görme alanı defektleri (makroadenomda)
Osteopeni ve osteoporoz

Risk Faktörleri

Genç kadın (20-35 yaş)
MEN 1 sendromu
Ailesel izole hipofiz adenom
Östrojen kullanımı
Hipofiz yaralanması
Karney kompleks
McCune-Albright sendromu
Genetik mutasyonlar (AIP, MEN1)

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Açıklanamayan menstrüel düzensizlik
  • Hamile olmaksızın süt salgılanması
  • İnfertilite problemleri
  • Erkeklerde libido kaybı ve empotans
  • Süregelen baş ağrısı ve görme bozukluğu
  • Genç yaşta osteoporoz

Tedavi Yöntemleri

01
Kabergolin (haftada 2 kez 0.25-1 mg)
02
Bromokriptin alternatif olarak
03
Mikroadenomda medikal tedavi çoğu zaman yeterli
04
Dirençli olgularda transsfenoidal cerrahi
05
Gebelikte dopamin agonisti kesilip izlem
06
Makroadenomda tedavi sonrası MRI takibi
07
Radyoterapi nadiren refrakter olgularda
08
Eşlik eden hipopituitarizmin tedavisi

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.