Penis kanseri, Batı ülkelerinde oldukça nadir görülen (yıllık 1/100.000 erkek) ancak bazı gelişmekte olan ülkelerde (Afrika, Güney Amerika, Hindistan) daha sık rastlanan (tüm erkek kanserlerinin %10'una kadar) bir kanser türüdür. Histopatolojik olarak %95'i skuamöz hücreli karsinom (SCC) tipindedir. En sık 50-70 yaşlarında tanı alır. HPV enfeksiyonu (özellikle HPV 16 ve 18), fimozis, kronik enflamasyon, yetersiz hijyen, sigara ve immünsüpresyon başlıca risk faktörleridir. Yenidoğan sünnetinin penis kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı gösterilmiştir.
Klinik olarak en sık glansta veya sulkus koronaryus bölgesinde ağrısız bir lezyon, ülser, nodül veya eksofitik kitle olarak prezente olur. Zamanla kanayabilir, kokabilir, çevre dokulara yayılabilir. Regional lenf nodu (inguinal lenf nodları) tutulumu erken görülebilir; bu nedenle evreleme ve tedavide inguinal lenf nodu değerlendirmesi çok önemlidir. Premalign lezyonlar (Bowen hastalığı, eritroplazi Queyrat, penil intraepitelyal neoplazi — PeIN) da tanınmalıdır.
Tedavi yaklaşımı tümörün boyutuna, derinliğine, lokalizasyonuna ve lenf nodu tutulumuna göre bireyselleştirilir. (1) Yüzeyel/küçük lezyonlar: Topikal 5-FU, imiquimod, lazer ablasyon, Mohs mikrocerrahi, wide local excision veya glansektomi + glans rekonstrüksiyonu — organ koruyucu tedaviler. (2) İleri primer tümör: Parsiyel penektomi (sık) veya total penektomi (büyük/proksimal tümörler) + üretrostomi. (3) Bölgesel lenf nodu yönetimi: Palpabl inguinal lenf nodu varsa bilateral radikal inguinal lenfadenektomi; yüksek risk primer tümörlerde palpabl değilse de profilaktik lenfadenektomi veya sentinel lenf nodu biyopsisi. İliak lenf nodu tutulumunda pelvik lenfadenektomi. (4) Lokal ileri/metastatik hastalık: Neoadjuvan kemoterapi (TIP: paklitaksel + ifosfamid + cisplatin veya TPF: dosetaksel + cisplatin + 5-FU) sonrası cerrahi. Radyoterapi seçilmiş hastalarda kullanılabilir. (5) Metastatik: Cisplatin bazlı kemoterapi, pembrolizumab (MSI-H/PD-L1+). Erken evre hastalıkta 5 yıllık sağkalım %80'in üzerindedir.