Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Nivolumab (Anti-PD-1 İmmünoterapi)

PD-1 reseptörüne yönelik monoklonal antikor; çok sayıda kanserde etkili bir immün checkpoint inhibitörü.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Onkoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Nivolumab (Anti-PD-1 İmmünoterapi) Nedir?

Nivolumab (ticari adlar: Opdivo), programlanmış hücre ölümü-1 (PD-1) reseptörünü hedefleyen, tam insan IgG4 kappa yapısında bir monoklonal antikordur. Kanser hücreleri PD-L1 ve PD-L2 ligandlarını eksprese ederek T hücrelerinin yüzeyindeki PD-1 reseptörüne bağlanır ve T hücresi aktivasyonunu baskılar; bu mekanizma tümörün immün kaçışını sağlayan temel yolaklardan biridir. Nivolumab, PD-1'e yüksek afiniteyle bağlanarak bu inhibisyonu kaldırır ve efektör T hücrelerinin tümöre karşı aktivitesini yeniden başlatır.

Klinik endikasyonları geniştir: ileri evre malign melanom (tek başına veya ipilimumab ile), küçük hücreli dışı akciğer kanseri (birinci basamakta PD-L1 ≥1% olanlarda veya kemoterapi ile kombinasyon), renal hücreli karsinom (ipilimumab kombinasyonu ile birinci basamak), klasik Hodgkin lenfoma (otolog nakil sonrası nüks), baş-boyun skuamöz hücreli karsinom, ürotelyal karsinom, hepatosellüler karsinom, mikrosatellit instabil (MSI-H/dMMR) kolorektal kanser, özofagus skuamöz kanser ve mide adenokarsinomunu kapsar. Adjuvan tedavide de rezektabl melanom, NSCLC ve özofagus kanserinde kullanılır.

Standart doz rejimleri: 240 mg IV 2 haftada bir veya 480 mg IV 4 haftada bir. Kombinasyonlarda ipilimumab ile başlangıç dört kez verilip ardından monoterapiye geçilir. Yanıtların uzun süreli ve kalıcı olabilmesi immünoterapinin ayırıcı özelliğidir; ancak yanıt veren hasta oranı tümör tipine göre %15-60 arasında değişir. Biyomarkırlar arasında PD-L1 ekspresyonu (TPS, CPS), tümör mutasyon yükü (TMB) ve MSI-H statüsü yanıtı öngörmede kullanılır.

Belirtiler

Tedavi sırasında yorgunluk, halsizlik
Ciltte döküntü, kaşıntı, vitiligo
İshal, kolit, karın ağrısı
Tiroid disfonksiyonu (hipo/hipertiroidi)
Öksürük, dispne — pnömonit bulgusu
Karaciğer enzim yüksekliği
Kas-eklem ağrısı, artralji
Nadir: hipofizit, adrenal yetmezlik, nefrit

Risk Faktörleri

Aktif otoimmün hastalık öyküsü
Kronik steroid kullanımı (başlangıç değerlendirmesi)
Önceden geçirilmiş allojenik kök hücre nakli
İnterstisyel akciğer hastalığı
Aktif viral hepatit (HBV/HCV)
Eşlik eden radyoterapi (pnömonit riski)
İleri yaş ve çoklu komorbidite
Gebelik ve emzirme dönemi

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Yeni başlayan öksürük, nefes darlığı — pnömonit şüphesi
  • Günde 4'ten fazla ishal veya karın ağrısı
  • Sarılık, karaciğer enzim yüksekliği
  • Açıklanamayan yorgunluk, kilo değişikliği — endokrinopati
  • Baş ağrısı, görme değişiklikleri — hipofizit
  • Cilt döküntüsü vücut yüzeyinin %30'unu aştığında

Tedavi Yöntemleri

01
Standart doz: 240 mg IV q2w veya 480 mg q4w
02
Kombinasyon: Nivolumab + ipilimumab (melanom, RCC)
03
Kemoterapi kombinasyonu: NSCLC, mide, özofagus
04
Adjuvan tedavi: Rezektabl melanom, NSCLC, özofagus
05
İmmün ilişkili yan etkilerde steroid (1-2 mg/kg)
06
Grade 3-4 yan etkide tedavinin kalıcı kesilmesi
07
Endokrinopatilerde hormon replasmanı
08
Takip: TSH, ALT/AST, kreatinin, fizik muayene her siklusta

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Onkoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Onkoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.