Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Erişkin Multisistem İnflamatuvar Sendromu (MIS-A)

COVID-19 sonrası gelişebilen şiddetli inflamatuvar yanıt sendromu.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Erişkin Multisistem İnflamatuvar Sendromu (MIS-A) Nedir?

Erişkin multisistem inflamatuvar sendromu (MIS-A), SARS-CoV-2 enfeksiyonundan genellikle 2-6 hafta sonra gelişen, çoklu organ tutulumu yapan şiddetli bir inflamatuvar yanıt sendromudur. Çocuklardaki MIS-C'nin erişkin karşılığıdır.

Kardiyak tutulum (miyokardit, koroner arter dilatasyonu), gastrointestinal bulgular, cilt döküntüleri ve nörolojik semptomlar sık görülür. Yüksek inflamatuvar belirteçler (CRP, ferritin, D-dimer) karakteristiktir.

Tanı; önceki veya aktif SARS-CoV-2 enfeksiyonunun kanıtı, çoklu organ tutulumu ve yüksek inflamatuvar belirteçler ile konulur. Tedavide immünoglobulin, kortikosteroidler ve destekleyici bakım kullanılır.

Belirtiler

Uzamış ateş (3 gün veya daha fazla)
Göğüs ağrısı ve kardiyak tutulum bulguları
Karın ağrısı, ishal ve kusma
Cilt döküntüsü ve konjonktivit
Hipotansiyon ve şok
Lenfadenopati
Nörolojik semptomlar (baş ağrısı, mental durum değişikliği)

Risk Faktörleri

Yakın zamanda COVID-19 geçirmiş olmak
Genç ve orta yaş erişkinler
Erkek cinsiyet
Siyah ve Latin kökenli bireyler (ABD verilerine göre)
Aşılanmamış veya eksik aşılı olmak

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • COVID-19 sonrası uzamış ateş ve çoklu organ semptomları
  • Göğüs ağrısı veya nefes darlığı gelişmesi
  • Şiddetli karın ağrısı ve dehidratasyon
  • Hipotansiyon ve şok bulguları

Tedavi Yöntemleri

01
İntravenöz immünoglobulin (IVIG)
02
Yüksek doz kortikosteroidler
03
Anti-IL6 tedavisi (toksilizumab, refrakter vakalarda)
04
Antikoagülan tedavi (tromboz profilaksisi)
05
Kardiyak destek ve yoğun bakım takibi
06
Koroner arter dilatasyonunda uzun süreli izlem

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.