Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Kemoterapi İlişkili Bulantı ve Kusma

Kemoterapinin en sık yan etkilerinden birini önleme ve yönetme stratejileri.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Onkoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Kemoterapi İlişkili Bulantı ve Kusma Nedir?

Kemoterapi ilişkili bulantı ve kusma (KIBK), kemoterapinin yaşam kalitesini en çok etkileyen yan etkilerinden biridir ve hastalar tarafından tedavinin en korkulan yönü olarak sıklıkla tanımlanmaktadır. Modern antiemetik protokollerle akut KIBK vakaların büyük çoğunluğunda kontrol altına alınabilmektedir.

KIBK, oluşma zamanına göre üç tipe ayrılır: Kemoterapi uygulamasından sonraki 24 saat içinde gelişen akut KIBK, 24 saati aşan geç KIBK ve önceki kötü deneyime bağlı kemoterapi öncesinde tetiklenen anticipatuar (beklentiye bağlı) KIBK. Her tip farklı mekanizma ve yönetim stratejisi gerektirir.

Kemoterapinin emetojenisite düzeyi (yüksek, orta, düşük, minimal) tedavi öncesi antiemetik seçimini belirleyen temel faktördür. Sisplatin en yüksek emetojenik potansiyele sahip ajan iken, vinkristin minimal emetojenik sınıfta yer alır.

Belirtiler

Bulantı: Mide rahatsızlığı, iştahsızlık
Kusma: Kemoterapi sonrası erken veya geç dönemde
Anticipatuar bulantı-kusma: Kemoterapi salonuna girmeden tetiklenir
Dehidratasyon ve elektrolit bozukluğu (şiddetli olgularda)
Kilo kaybı
Günlük aktivitelerde kısıtlanma

Risk Faktörleri

Yüksek emetojenik kemoterapötik ajan (sisplatin, siklofosfamid yüksek doz)
Genç yaş ve kadın cinsiyet
Önceden hareket hastalığı veya gebelik bulantısı öyküsü
Alkol kullanmama öyküsü (paradoksal olarak risk artışı)
Anksiyete
Önceki kemoterapi sikluslarında kötü kontrol

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Antiemetik tedaviye rağmen kusma 24 saatten uzun sürdüğünde sıvı replasmanı için
  • Dehidratasyon bulguları (baş dönmesi, ağız kuruluğu, idrar azlığı) geliştiğinde
  • Anticipatuar bulantı-kusma için psikolojik destek ve farmakolojik yönetim planlanması
  • Mevcut antiemetik rejimine yanıt yoksa protokol değişikliği için onkoloji ile görüşme

Tedavi Yöntemleri

01
Yüksek emetojenik kemoterapi profilaksisi: 5-HT3 antagonisti + NK1 antagonisti (aprepitant/netupitant) + deksametazon ± olanzapin
02
Orta emetojenik kemoterapi: 5-HT3 antagonisti + deksametazon ± NK1 antagonisti
03
Geç bulantı: Deksametazon, metoklopramid, proklorperazin
04
Kurtarma (rescue) tedavisi: Olanzapin, haloperidol, lorazepam
05
Anticipatuar KIBK: Lorazepam, davranışsal teknikler (akupunktur, hipnoz, gevşeme egzersizleri)
06
Non-farmakolojik: Küçük ve sık öğünler, soğuk yiyecekler, güçlü koku ve yağlı gıdalardan kaçınma

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Onkoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Onkoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.