Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Kanser İmmünoterapi Yan Etki Yönetimi

İmmün kontrol noktası inhibitörleri ile ilişkili yan etkilerin tanınması ve tedavisi.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Onkoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Kanser İmmünoterapi Yan Etki Yönetimi Nedir?

İmmün ilişkili advers olaylar (irAE), immün kontrol noktası inhibitörlerinin (anti-PD-1, anti-PD-L1, anti-CTLA-4) bağışıklık sistemini aktive etmesiyle ortaya çıkan otoimmün benzeri yan etkilerdir. Hemen her organ sistemi etkilenebilir; en sık cilt, gastrointestinal sistem, endokrin bezler ve karaciğer tutulur.

irAE'lerin şiddeti Grade 1-4 arasında derecelendirilir. Hafif olgularda tedaviye devam edilirken, Grade 3-4 olgularda immünoterapi kesilir ve yüksek doz kortikosteroid başlanır. Steroid refrakter olgularda infliksimab, mikofenolat mofetil veya takrolimus kullanılabilir.

İmmünoterapi alan her hastada irAE farkındalığı olmalıdır. Kombinasyon immünoterapisi (ipilimumab + nivolumab) monoterapiye göre daha yüksek irAE oranına sahiptir. Endokrin irAE'ler (tiroidit, hipofizit, adrenal yetmezlik) genellikle kalıcıdır ve ömür boyu hormon replasmanı gerektirir.

Belirtiler

Cilt döküntüsü ve kaşıntı
İshal ve karın ağrısı (immün kolit)
Yorgunluk ve halsizlik (endokrinopati)
Sarılık (immün hepatit)
Nefes darlığı ve öksürük (pnömonit)
Kas ağrısı ve eklem ağrısı

Risk Faktörleri

Kombinasyon immünoterapisi (CTLA-4 + PD-1)
Mevcut otoimmün hastalık
Önceki irAE öyküsü
Genç yaş ve iyi performans durumu

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • İmmünoterapi başladıktan sonra yeni semptomlar geliştiğinde
  • Günde 4'ten fazla sulu dışkılama olduğunda
  • Nefes darlığı ve öksürük başladığında

Tedavi Yöntemleri

01
Grade 1: Semptomatik tedavi, immünoterapi devamı
02
Grade 2: Oral prednizon 0.5-1 mg/kg, tedavi erteleme
03
Grade 3-4: İmmünoterapi kesilmesi, IV metilprednizolon
04
Steroid refrakter: İnfliksimab, mikofenolat, takrolimus
05
Endokrinopati: Kalıcı hormon replasmanı
06
Multidisipliner irAE konsültasyonu

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Onkoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Onkoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.