Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Kanser İlişkili Tromboz Yönetimi

Kanser hastalarında venöz tromboembolizm risk değerlendirmesi ve tedavisi.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Onkoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Kanser İlişkili Tromboz Yönetimi Nedir?

Kanser ilişkili tromboz (KİT), kanser hastalarında gelişen derin ven trombozu ve pulmoner emboli gibi venöz tromboembolik olayları kapsar. Kanser hem tromboz hem de kanama riskini artırır; bu denge tedavi kararlarında büyük önem taşır.

Khorana skoru ambulatuvar kemoterapi alan hastalarda VTE riskini öngörmek için kullanılan standart bir araçtır. Pankreas, mide, akciğer ve beyin kanserleri en yüksek tromboz riskine sahip tümörlerdir. Kemoterapi, immünomodülatuvar ilaçlar ve santral venöz kateterler ek risk faktörleridir.

Tedavide düşük molekül ağırlıklı heparinler (DMAH) geleneksel yaklaşım iken, direkt oral antikoagülanlar (DOAK) — apiksaban ve rivaroksaban — GI ve ürogenital kanser dışındaki hastalarda DMAH'ye alternatif olarak kullanılabilmektedir. Tedavi süresi genellikle aktif kanser devam ettiği sürece sürdürülür.

Belirtiler

Bacak şişliği ve ağrısı (DVT)
Nefes darlığı ve göğüs ağrısı (PE)
Taşikardi ve hipoksi
Bacakta renk değişikliği ve sıcaklık artışı
Kateter bölgesinde şişlik ve ağrı

Risk Faktörleri

Pankreas, mide, akciğer ve beyin kanserleri
Aktif kemoterapi tedavisi
İmmobilizasyon ve hastaneye yatış
Santral venöz kateter varlığı
Obezite ve VTE öyküsü

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Tek bacakta şişlik ve ağrı oluştuğunda
  • Ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı başladığında
  • Kateter bölgesinde şişlik geliştiğinde

Tedavi Yöntemleri

01
DMAH (enoksaparin, dalteparin) ilk seçenek
02
DOAK (apiksaban, rivaroksaban) uygun hastalarda
03
Khorana skoru ile profilaksi kararı
04
Kanama riski değerlendirmesi
05
Aktif kanser süresince tedavi devamı
06
IVC filtre (antikoagülan kontrendike olgularda)

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Onkoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Onkoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.