Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Dirençli Hipertansiyon Yönetimi

Üç veya daha fazla antihipertansif ilaçla kontrol edilemeyen yüksek kan basıncı.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Dirençli Hipertansiyon Yönetimi Nedir?

Dirençli hipertansiyon, biri diüretik olmak üzere en az üç farklı sınıf antihipertansif ilacın optimal dozlarda kullanılmasına rağmen kan basıncının hedefin üzerinde kalmasıdır. Gerçek dirençli hipertansiyon prevalansı %10-15 civarındadır.

Psödodirenç nedenleri (beyaz önlük etkisi, ilaç uyumsuzluğu, yetersiz dozlama) dışlanmalıdır. Ambulatuvar kan basıncı monitorizasyonu (AKBM) beyaz önlük etkisini saptamada önemlidir. İlaç uyumsuzluğu dirençli hipertansiyonun en sık nedenidir.

Sekonder hipertansiyon nedenleri (primer hiperaldosteronizm, renal arter stenozu, feokromositoma, Cushing sendromu, obstrüktif uyku apnesi) sistematik olarak araştırılmalıdır. Spironolakton dirençli hipertansiyonda dördüncü ilaç olarak en etkin ajandır.

Belirtiler

Tedaviye rağmen yüksek kan basıncı değerleri
Baş ağrısı ve baş dönmesi
Hedef organ hasarı bulguları (sol ventrikül hipertrofisi, proteinüri, retinopati)
Nefes darlığı (kalp yetmezliği gelişiminde)

Risk Faktörleri

Obezite
Aşırı tuz alımı
Obstrüktif uyku apnesi
Kronik böbrek hastalığı
Primer hiperaldosteronizm
İlaç uyumsuzluğu

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Üç farklı ilaçla kan basıncı kontrol altına alınamıyorsa
  • Hedef organ hasarı bulguları saptanırsa
  • Genç yaşta veya akut başlangıçlı hipertansiyon varsa
  • Hipertansiyon acili (>180/120 + organ hasarı) gelişirse

Tedavi Yöntemleri

01
İlaç uyumunun doğrulanması (öncelikli adım)
02
Spironolakton eklenmesi (4. ilaç — en etkin)
03
Obstrüktif uyku apnesi tedavisi (CPAP)
04
Tuz kısıtlama (<5 g/gün)
05
Sekonder neden saptanırsa spesifik tedavi (adrenalektomi, renal arter stentleme vb.)
06
Renal denervasyon (klinik çalışmalarda umut verici)

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.