Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Hipernatremi

Serum sodyumunun 145 mEq/L'nin üzerine çıkması ve hücresel dehidratasyon.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Hipernatremi Nedir?

Hipernatremi, serum sodyum düzeyinin 145 mEq/L'nin üzerine çıkmasıdır ve hücreler arası sıvıdan hücre dışına doğru su akışıyla hücresel dehidratasyona yol açar. Merkezi sinir sistemi hücrelerinin büzüşmesi nörolojik belirtileri ortaya çıkarır.

En sık neden saf su kaybıdır (yetersiz sıvı alımı, aşırı terleme, diabetes insipidus); daha az sıklıkla aşırı sodyum yüklemesi (hipertonik salin infüzyonu, yanlış süt formülü) sorumludur. Yatağa bağımlı yaşlı hastalar ve bebekler en yüksek risk grubunu oluşturur.

Tedavide hızlı düzeltme beyin ödemine yol açabileceğinden, sodyum düzeyi 24 saatte 10-12 mEq/L'den fazla azaltılmamalıdır.

Belirtiler

Aşırı susuzluk (şiddetli polidipsi)
Kuru mukoz membranlar ve ağız
Letarji, uyuşukluk ve konfüzyon
Kas zayıflığı ve huzursuzluk
Hiperrefleksi ve nöbet
Yüksek ateş ve taşikardi
Şiddetli olgularda koma

Risk Faktörleri

Yaşlı ve bakıma muhtaç hastalar
Bebekler (yetersiz emzirme)
Diabetes insipidus (santral/nefrojenik)
Yüksek ateş ve terleme
Ozmotik diürez (hiperglisemi, mannitol)
Bilinç bozuklukları
Aşırı tuz alımı

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Yaşlı hastada letarji ve susuzluk varsa
  • İdrar miktarı çok fazla ve aşırı susuzluk birliktedir
  • Bilinç değişikliği ve nöbet olursa (acil)
  • Ateşli hastalıkta yeterli sıvı alınamıyorsa
  • Bebekte emzirme yetersizliği şüphesi

Tedavi Yöntemleri

01
Serbest su açığının hesaplanması ve kademeli düzeltilmesi
02
Oral yolla mümkünse düz su veya hipotonik sıvılar
03
IV % 5 dekstroz veya % 0,45 NaCl (yavaş infüzyon)
04
Santral DI'da desmopressin (DDAVP)
05
Nefrojenik DI'da tiazid diüretik ve düşük tuzlu diyet
06
Düzeltme hızı: 24 saatte 10-12 mEq/L'yi geçmemeli

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.