Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

MGUS ve Monoklonal Gammopati Takibi

Belirsiz önemi olan monoklonal gammopatinin progresyon riski ve izlem stratejileri.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Hematoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

MGUS ve Monoklonal Gammopati Takibi Nedir?

MGUS, serum monoklonal proteini < 3 g/dL, kemik iliğinde klonal plazma hücreleri < %10 ve CRAB (hiperkalsemi, böbrek yetmezliği, anemi, kemik lezyonu) kriterlerinin bulunmadığı asemptomatik premalign bir durumdur. 50 yaş üstü popülasyonun %3-5'inde saptanır.

MGUS'tan multipl miyeloma progresyon riski yılda yaklaşık %1'dir ve yaşam boyu devam eder. Risk stratifikasyonu; M-protein düzeyi (> 1.5 g/dL), non-IgG izotipi ve anormal serbest hafif zincir oranı üzerinden yapılır. Üç risk faktörünün tamamı olan hastalarda 20 yıllık progresyon riski %58'e ulaşır.

İzlem; 6-12 ayda bir serum protein elektroforezi, serbest hafif zincir analizi, tam kan sayımı, kreatinin ve kalsiyum kontrolü ile yapılır. Smoldering (yanık) miyelom, MGUS ile semptomatik miyelom arasındaki ara evredir ve daha sıkı izlem gerektirir.

Belirtiler

MGUS tanım gereği asemptomatiktir
Tesadüfi laboratuvar bulgusu olarak saptanır
Progresyon belirtileri: Kemik ağrısı, anemi, böbrek fonksiyon bozukluğu

Risk Faktörleri

İleri yaş
Erkek cinsiyet
Afrika kökenli olmak (daha yüksek prevalans)
Ailede miyelom veya ilişkili hastalık öyküsü
Yüksek M-protein düzeyi ve anormal hafif zincir oranı

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Serum protein elektroforezinde monoklonal bant saptandığında
  • Açıklanamayan ESR yüksekliği veya hiperglobulinemi olduğunda
  • MGUS tanılı hastada yeni semptomlar geliştiğinde (kemik ağrısı, anemi, böbrek bozukluğu)

Tedavi Yöntemleri

01
Düzenli izlem (tedavi gerektirmez—izle-bekle)
02
6-12 ayda bir: SPEP, serbest hafif zincirleri, Hb, kreatinin, kalsiyum
03
Düşük risk MGUS: Yıllık izlem yeterli
04
Yüksek risk MGUS / smoldering miyelom: Daha sık izlem (3-6 ay)
05
Progresyon saptanırsa: Multipl miyelom tedavi protokolüne geçiş
06
Klinik çalışmalar: Yüksek riskli smoldering miyelomda erken müdahale

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Hematoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Hematoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.