Graft-Versus-Host Hastalığı (GVHD)
Allojenik kök hücre nakli sonrası donör immün hücrelerinin alıcı dokularına karşı gelişen immün reaksiyon.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.
Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Hematoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →
Graft-Versus-Host Hastalığı (GVHD) Nedir?
Graft-versus-host hastalığı (GVHD), allojenik hematopoetik kök hücre nakli (allo-HKHT) sonrasında donör immün hücrelerinin (özellikle T lenfositleri) alıcının dokularını 'yabancı' olarak algılayıp immünolojik saldırı başlatması sonucu gelişen sistemik bir komplikasyondur. Allo-HKHT'nin en önemli komplikasyonlarından biridir ve hem morbidite hem de mortalitenin önemli bir nedenidir. Kemik iliği nakli yapılan hastaların %30-60'ında akut GVHD, %30-70'inde kronik GVHD gelişir. GVHD'nin immünolojik temelinde donör T hücrelerinin alıcı dokularındaki MHC ve minor histokompatibilite antijenlerini tanıması ve inflamatuvar sitokinlerin (TNF-alfa, IFN-gamma, IL-1, IL-6) salınımı yatar.
GVHD klasik olarak iki forma ayrılır ancak modern sınıflamada zaman ayrımı bulanıklaşmıştır: (1) Akut GVHD (aGVHD) — klasik olarak nakil sonrası ilk 100 gün içinde görülür; üç ana organ tutulumu: cilt (makulopapüler döküntü, palmoplantar eritem, jeneralize eritrem, toksik epidermal nekroliz — en ciddi), gastrointestinal sistem (bulantı, kusma, anoreksi, sekretuvar ishal, abdominal ağrı, kanama), karaciğer (kolestatik hiperbilirubinemi, ALT/AST yüksekliği). Şiddet derecesi Glucksberg veya IBMTR (International Bone Marrow Transplant Registry) kriterleri ile grade I-IV olarak sınıflandırılır. (2) Kronik GVHD (cGVHD) — 100 gün sonrası başlar, otoimmün benzeri veya skleroderma benzeri özellikler gösterir. Organ tutulumu çok daha geniştir: cilt (liken planus benzeri, skleroz, hiperpigmentasyon, alopesi), ağız (kserostomi, liken planus), gözler (kuru göz sendromu, keratokonjonktivit sicca), gastrointestinal (disfaji, malabsorpsiyon, kilo kaybı), karaciğer, akciğerler (bronşiyolitis obliterans), müsküloskeletal (fasiyit, miyozit), genitaller (vajinal skleroz), hematolojik (sitopeni).
Tanı klinik bulgulara dayanır; şüpheli durumlarda biyopsi (cilt, GİS, karaciğer) tanıyı doğrular. Önleme stratejileri: (1) HLA uyumlu donör seçimi. (2) GVHD profilaksisi — siklosporin veya takrolimus + metotreksat (standart), mikofenolat mofetil (RIC rejimlerinde), post-transplant siklofosfamid (PT-Cy — haploidentik nakillerde etkili). (3) T hücre deplesyonu — ATG (anti-timosit globulin) veya alemtuzumab ile. (4) Düşük doz radyoterapi veya total lenfoid irradiasyon. Akut GVHD tedavisi: grade I — cilt sınırlı, topikal steroid. Grade II-IV — sistemik steroid (metilprednizolon 1-2 mg/kg) birinci basamak; steroid refrakter olgularda ruxolitinib (REACH-2, JAK1/2 inhibitörü — onaylı), ekstrakorporeal fotoferez (ECP), anti-TNF (etanersept, infliksimab), mikofenolat, kalsinörin inhibitörleri değerlendirilir. Kronik GVHD tedavisi: steroid + takrolimus ilk basamak; steroid refrakter olgularda ibrutinib (BTK inhibitörü), ruxolitinib, belumosudil (ROCK2 inhibitörü — yeni), ECP, rituximab, düşük doz IL-2, pentostatin kullanılır. GVHD tedavisi uzun süreli immünsüpresyon gerektirdiği için enfeksiyon riski yüksektir ve dikkatli yönetim gerekir.
Belirtiler
Risk Faktörleri
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:
- Post-transplant döküntü, ishal, sarılık
- Cilt değişiklikleri, sertleşme
- Yeni başlayan kuru göz, ağız kuruluğu
- Kilo kaybı + nakil öyküsü
- Nefes darlığı, öksürük (akciğer GVHD)
- Transplant merkezi acil değerlendirme
Tedavi Yöntemleri
Hangi Bölüme Başvurmalı?
Bu şikâyetler için hastanemizin Hematoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.
Hematoloji Bölümü Hakkında Bilgi AlınSize yardımcı olalım
Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.
İlgili Sağlık Konuları
Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.
Anemi (Kansızlık)
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.
Demir Eksikliği Anemisi
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.
B12 Vitamini Eksikliği
Dahiliye (İç Hastalıkları)
B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.
Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.
Kronik Böbrek Yetmezliği
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.
Hepatit B
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.
Hepatit C
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.
Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)
Dahiliye (İç Hastalıkları)
Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.
Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.