Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Glukokortikoid Kaynaklı Osteoporoz

Kortikosteroid ilaçların uzun süreli kullanımının kemik yoğunluğunu azaltarak kırık riskini artırması.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Glukokortikoid Kaynaklı Osteoporoz Nedir?

Glukokortikoid kaynaklı osteoporoz (GKO), kortikosteroid ilaçların uzun süre (genellikle ≥3 ay, ≥5 mg/gün prednizolon veya eşdeğeri) kullanılmasıyla gelişen sekonder osteoporozdur. İlaçla ilişkili osteoporozun en sık nedenidir; tedavinin ilk 3-6 ayında kemik kaybı en hızlıdır.

Kortikosteroidler; osteoblast işlevini baskılar, osteosit apoptozunu artırır, kalsiyum emilimini azaltır ve gonadal fonksiyonu bozar. Tüm bu mekanizmalar birleşerek hem trabeküler hem kortikal kemiği etkiler. Kırık riski, aynı kemik yoğunluğundaki postmenopozal kadınlara kıyasla daha yüksektir.

ACR kılavuzları; kronik kortikosteroid kullanan hastalarda tedaviye başlamadan önce DEXA ile kemik yoğunluğu ölçümü yapılmasını ve koruyucu tedavilerin başlanmasını önermektedir.

Belirtiler

Kortikosteroid kullanımı süresince çoğunlukla belirti vermez
Sırt ağrısı (vertebral kompresyon kırıkları)
Boy kısalması ve duruş bozukluğu
Küçük düşme veya hafif travma sonrası kırık
DEXA'da kemik mineral yoğunluğunda azalma

Risk Faktörleri

Prednizolon ≥5 mg/gün veya eşdeğeri, ≥3 ay kullanım
Yüksek doz veya uzun süreli kortikosteroid tedavisi
60 yaş üstü olmak ve kadın cinsiyet
Önceden düşük kemik yoğunluğu veya kırık öyküsü
D vitamini eksikliği ve düşük kalsiyum alımı
Altta yatan romatolojik veya inflamatuvar hastalık

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • 3 ayı aşan kortikosteroid tedavisi başlandığında (profilaksi için)
  • Kortikosteroid kullanırken sırt ağrısı veya boy kısalması gelişirse
  • DEXA'da kemik yoğunluğu düşük saptandığında
  • Kortikosteroid tedavisini değiştirme ya da bırakma kararı öncesinde

Tedavi Yöntemleri

01
Kortikosteroid dozunu minimumda tutma veya alternatif ilaç: birincil önlem
02
Kalsiyum 1000-1200 mg/gün + D vitamini 800-1000 IU/gün: her hastaya başlanmalı
03
Bifosfonat tedavisi (alendronat, risedronat veya zoledronik asit): orta-yüksek kırık riskinde
04
Denosumab: böbrek yetmezliği veya bifosfonat intoleransında alternatif
05
Teriparatid: ağır GKO olgularında veya kırık öyküsünde anabolik seçenek
06
DEXA takibi: tedavi başlangıcında ve 1-2 yılda bir

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.