Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Glukagonoma Sendromu

Pankreas alfa hücrelerinden kaynaklanan glukagon salgılayan tümör.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Glukagonoma Sendromu Nedir?

Glukagonoma, pankreas adacık hücrelerinin alfa hücrelerinden kaynaklanan ve aşırı glukagon salgılanmasına yol açan nadir bir nöroendokrin tümördür. Glukagonoma sendromu; nekrolitik migratuvar eritem (NME), diyabet, kilo kaybı ve derin ven trombozu ile karakterizedir.

Vakaların %60-80'i tanı anında maligndir ve karaciğer metastazları sıktır. Tümör genellikle pankreasın kuyruk kısmında yerleşir ve boyutu tanı anında büyüktür (ortalama 5-10 cm).

Tanıda serum glukagon düzeyi >500 pg/mL olması karakteristiktir (genellikle >1000 pg/mL). Lokalizasyon için BT, MR ve somatostatin reseptör sintigrafisi kullanılır.

Belirtiler

Nekrolitik migratuvar eritem (inguinal, perineal ve peristomial bölgede ağrılı döküntü)
Yeni başlangıçlı diyabet veya mevcut diyabetin kötüleşmesi
Belirgin kilo kaybı ve kaşeksi
Derin ven trombozu ve pulmoner emboli
Glossit ve angular stomatit
Anemi (normositik, normokromik)
Depresyon ve nöropsikiyatrik semptomlar

Risk Faktörleri

Genellikle sporadik gelişir
MEN-1 sendromu (nadir birliktelik)
50-70 yaş arası (pik insidans)
Kadın cinsiyet (hafif üstünlük)

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Açıklanamayan nekrolitik migratuvar eritem
  • Yeni başlangıçlı diyabet ile birlikte kilo kaybı ve tromboembolik olaylar
  • Tekrarlayan derin ven trombozu ve diyabet birlikteliği
  • Serum glukagon düzeyinin belirgin yüksekliği

Tedavi Yöntemleri

01
Cerrahi rezeksiyon (küratif amaçlı, mümkünse)
02
Somatostatin analogları (oktreotid, lanreotid — semptom kontrolü)
03
Tromboprofilaksi (antikoagülan tedavi)
04
Beslenme desteği (aminoasit ve çinko replasmanı)
05
Metastatik hastalıkta kemoterapi veya PRRT
06
Diyabet ve cilt lezyonlarının semptomatik tedavisi

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.