Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Diyabetik Ketoasidoz (DKA) Yönetimi

İnsülin eksikliğine bağlı gelişen akut metabolik kriz.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Endokrinoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Diyabetik Ketoasidoz (DKA) Yönetimi Nedir?

Diyabetik ketoasidoz (DKA), insülin eksikliği ve karşı düzenleyici hormonların aşırı salgılanması sonucu gelişen akut metabolik bir krizdir. Hiperglisemi, ketonemi (veya ketonüri) ve metabolik asidoz üçlüsü ile tanımlanır.

En sık tip 1 diyabette görülmekle birlikte, tip 2 diyabette de özellikle ağır enfeksiyon, miyokard infarktüsü veya SGLT2 inhibitörü kullanımı gibi durumlarda gelişebilir. DKA, diyabetin ilk prezentasyonu olabilir.

Tedavide sıvı resüsitasyonu, intravenöz insülin infüzyonu, potasyum replasmanı ve altta yatan tetikleyicinin düzeltilmesi esastır. Serebral ödem özellikle çocuklarda korkulan bir komplikasyondur.

Belirtiler

Poliüri, polidipsi ve dehidratasyon
Bulantı, kusma ve karın ağrısı
Kussmaul solunumu (derin ve hızlı solunum)
Nefeste aseton kokusu (meyve kokusu)
Taşikardi ve hipotansiyon
Bilinç bulanıklığı ve letarji
Hızla ilerleyen kilo kaybı

Risk Faktörleri

Tip 1 diyabet (özellikle adolesan ve genç erişkinler)
İnsülin tedavisinin kesilmesi veya düzensiz kullanımı
Enfeksiyonlar (en sık tetikleyici)
Akut hastalıklar (miyokard infarktüsü, inme, pankreatit)
SGLT2 inhibitörü kullanımı (öglisemik DKA riski)
İnsülin pompası arızaları

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Kan şekerinin 250 mg/dL üzerinde ve idrarda keton pozitif olduğunda
  • Bulantı, kusma ve karın ağrısı ile yüksek kan şekeri
  • Nefeste aseton kokusu ve derin hızlı solunum
  • Bilinç bulanıklığı veya yanıt vermeme

Tedavi Yöntemleri

01
Agresif intravenöz sıvı resüsitasyonu (izotonik salin)
02
Sürekli intravenöz insülin infüzyonu
03
Potasyum replasmanı (insülin potasyumu hücre içine çeker)
04
Bikarbonat (pH <6,9 olduğunda, tartışmalı)
05
Tetikleyici faktörün tedavisi (antibiyotik, kardiyak müdahale)
06
Kan gazı, elektrolit ve glukozun sık aralıklarla takibi
07
DKA düzeldikten sonra subkutan insülin geçiş planlaması

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Endokrinoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Endokrinoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.