Diamond-Blackfan anemisi (DBA), kemik iliğinde eritroid öncüllerinin seçici olarak azaldığı veya yokluğu ile karakterize nadir bir konjenital kemik iliği yetmezliği sendromudur. İlk olarak 1938'de Louis Diamond ve Kenneth Blackfan tarafından tanımlanmıştır. Tipik olarak yaşamın ilk yılında (genellikle ilk 6 ay) ortaya çıkan şiddetli makrositer anemi, retikülositopeni ve izole eritroid hipoplazi ile gelir. DBA, ribozomal protein genlerinde (RPS19, RPL5, RPL11, RPS26, vs.) germline heterozigot mutasyonlarla ilişkilidir ve 'ribozomopati' kategorisine girer.
DBA'lı hastaların yaklaşık %50'sinde konjenital anomaliler bulunur: Kraniyofasiyal anomaliler (geniş aralıklı gözler, gotik damak, mikroğnati), başparmak anomalileri (üç falanksli, çift veya hipoplastik), kısa boy, kalp defektleri ve ürogenital anomaliler. Bu anomaliler 'Cathie' fenotipini oluşturur. Bazı hastalarda ise anomali olmayabilir. DBA tanısında eritrosit adenozin deaminaz (eADA) aktivitesinin yüksek olması yardımcı bir belirteçtir.
DBA'lı hastaların uzun dönem prognozunu belirleyen başlıca sorunlar kan transfüzyonuna bağlı demir yüklenmesi ve artmış malignite riskidir (özellikle AML, MDS, osteosarkom ve kolon kanseri). Steroid tedavisine başlangıçta yanıt iyidir; ancak %20'si refrakter kalır. Alojenik kök hücre nakli tek küratif seçenek olmakla birlikte, transplantasyon ilişkili komplikasyonlar ve uzun dönem sekel riski göz önüne alınmalıdır.