Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Angiosarkom

Kan damarları endotel hücrelerinden kaynaklanan nadir ve agresif sarkom; cilt, meme, karaciğer ve kalbi etkileyebilir.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Onkoloji bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Angiosarkom Nedir?

Angiosarkom, kan damarları veya lenf damarları endotel hücrelerinden köken alan nadir ve agresif bir sarkomdur. Tüm yumuşak doku sarkomlarının sadece %1-2'sini oluşturur ancak klinik seyiri hızlı, sağkalım oranı düşüktür. Yıllık insidansı 2-3/milyon civarındadır. Genellikle orta ve ileri yaşta (medyan 60-70) görülür ancak tüm yaş grupları etkilenebilir. En sık lokalizasyonları: (1) Cilt ve yumuşak doku — %60 (özellikle baş ve boyun derisi — yaşlı erkeklerde idiyopatik olarak ortaya çıkar; aynı zamanda lenfödemli ekstremitelerde Stewart-Treves sendromu). (2) Meme — postmeme koruyucu cerrahi radyoterapi sonrası sekonder angiosarkom. (3) Karaciğer — vinil klorür, arsenik, torotrast maruziyeti ile ilişkili. (4) Kalp — primer kardiyak angiosarkom, özellikle sağ atriyumda. (5) Dalak, kemik, diğer organlar. Radyasyon ilişkili angiosarkom, radyoterapi sonrası 5-10 yıl içinde ortaya çıkabilir.

Moleküler patogenez: Angiosarkomlar heterojen moleküler özellikler gösterir. MYC amplifikasyonu sekonder angiosarkomların (radyasyon, lenfödem ilişkili) karakteristik bulgusudur ve primer angiosarkomlardan ayırıcıdır. KDR (VEGFR2) ve PTPRB mutasyonları baş-boyun derisinin primer angiosarkomlarında sıktır. PLCG1, FLT4 (VEGFR3), ve POT1 mutasyonları da tanımlanmıştır. İmmünohistokimya: CD31 (endotel marker, en güvenilir), CD34, ERG, FLI1, D2-40 (lenfatik endotel) pozitiftir. Sitokeratin ekspresyonu yanıltıcı olabilir ve metastatik karsinom ile karışabilir.

Klinik prezentasyon lokalizasyona bağlıdır: (1) Cilt angiosarkomu — mavi-mor ekimoz benzeri lekeler, ağrılı plaklar, ülserasyon, hızlı yayılma; sık yanılgılarla tanı gecikir (hematoma, selülit, ekzema sanılabilir). (2) Meme angiosarkomu — kitle, cilt mavimsi renk değişikliği; radyasyon sonrası cilt değişiklikleri. (3) Karaciğer angiosarkomu — sağ üst kadran ağrısı, kilo kaybı, asit, hepatomegali, spontan rüptür. (4) Kardiyak angiosarkom — dispne, göğüs ağrısı, perikardiyal effüzyon, emboli. Tanı: biyopsi + histoloji + immünohistokimya; görüntüleme (BT, MR) + evreleme. Tedavi: (1) Lokalize — geniş cerrahi rezeksiyon + adjuvan radyoterapi; cilt olgularında sınırlar genellikle tanımlanması zordur. (2) İleri/metastatik — doksorubisin bazlı kemoterapi, paklitaksel (haftalık), gemcitabine-dosetaksel, pazopanib (TKİ), propranolol (anti-anjiyogenik) destekleyici, immünoterapi (TMB yüksek olgularda). Genel 5 yıllık sağkalım %30-40 civarındadır; radyasyon ilişkili angiosarkomda daha kötü. Baş-boyun cilt angiosarkomu da kötü prognostik özelliklere sahiptir. Erken tanı ve multidisipliner yaklaşım hayati önemdedir.

Belirtiler

Cilt: Mavi-mor ekimoz benzeri leke, hızlı büyüyen
Ağrılı plak, ülser, kanama
Meme: Ağrısız kitle, cilt mavileşmesi
Karaciğer: Sağ üst kadran ağrısı, asit
Kalp: Göğüs ağrısı, dispne, perikardiyal effüzyon
Spontan kanama, hematom benzeri bulgu
Kilo kaybı, yorgunluk
Lenfadenopati (lokal)

Risk Faktörleri

Önceki radyoterapi (sekonder angiosarkom)
Kronik lenfödem (Stewart-Treves sendromu)
Vinil klorür maruziyeti
Arsenik, torotrast maruziyeti
Yaş ileri, erkek cinsiyet
İmmünsüpresyon, HIV
Kronik aşılar/yabancı cisim yanıtı
BRCA2 mutasyonu (nadir ilişki)

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Ciltte hızlı büyüyen mor-mavi leke
  • Hematom sanılan geçmeyen lezyon
  • Radyoterapi alanında yeni cilt lezyonu
  • Lenfödemli ekstremitede cilt değişikliği
  • Ciddi sağ üst kadran ağrısı + kitle
  • Perikardiyal effüzyon + dispne

Tedavi Yöntemleri

01
Biyopsi + IHC (CD31, ERG, CD34)
02
Görüntüleme: MR + toraks-abdomen BT + PET
03
Lokalize: Geniş rezeksiyon + adjuvan RT
04
Sistemik: Doksorubisin ± ifosfamid
05
Alternatif: Paklitaksel (özellikle baş-boyun)
06
TKİ: Pazopanib (antianjiojenik)
07
Adjuvan propranolol destek tedavi
08
İmmünoterapi: TMB yüksek veya CPS+ olgularda

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Onkoloji bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Onkoloji Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.