Bu sitedeki bilgiler tıbbi tanı ve tedavi amacı taşımamaktadır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Ana içeriği atla

Ailevi Akdeniz Ateşi Yönetimi

Tekrarlayan ateş ve serozit ataklarıyla seyreden genetik otoinflamatuvar hastalık.

Yazan: Saygı Hastanesi Sağlık Rehberi Editör Kurulu
Yayın tarihi:

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynaklar (5)

Bu içerik bilgi amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümümüzden randevu alabilirsiniz. Randevu Al →

Ailevi Akdeniz Ateşi Yönetimi Nedir?

Ailevi Akdeniz ateşi (FMF), MEFV genindeki mutasyonlara bağlı otozomal resesif geçişli en sık görülen kalıtsal otoinflamatuvar hastalıktır. Türkiye'de özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sık görülür; taşıyıcılık oranı %20'ye kadar çıkabilir.

Hastalık tekrarlayan, kendi kendini sınırlayan (1-3 gün süren) ateş ve serozit ataklarıyla karakterizedir. Peritonit (karın ağrısı), plörit (göğüs ağrısı) ve sinovit (eklem ağrısı/şişmesi) en sık serozit formlarıdır.

En korkulan komplikasyon AA amiloidozdur; tedavisiz hastalarda serum amiloid A birikimi böbrek yetmezliğine yol açabilir. Kolşisin profilaksisi atak sıklığını ve şiddetini azaltır ve amiloidoz gelişimini önler.

Belirtiler

Tekrarlayan ateş atakları (38-40°C, 1-3 gün süren)
Şiddetli karın ağrısı (peritonit — akut karın tablosunu taklit eder)
Göğüs ağrısı (plörit)
Eklem şişmesi ve ağrısı (özellikle diz, ayak bileği)
Erizipel benzeri eritem (alt ekstremitede)
Ataklar arasında tamamen normal olma

Risk Faktörleri

MEFV gen mutasyonu taşıyıcılığı (M694V en şiddetli mutasyon)
Akdeniz ve Orta Doğu kökenli etnik gruplar (Türk, Ermeni, Arap, Yahudi)
Aile öyküsü
Kolşisin tedavisinin düzensiz kullanımı (amiloidoz riski)

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Aşağıdaki belirtilerden herhangi birini yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun:

  • Tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları yaşanıyorsa
  • Aile öyküsü varsa genetik test yapılmalı
  • Kolşisin tedavisi altında ataklar devam ediyorsa
  • Proteinüri gelişirse (amiloidoz şüphesi)

Tedavi Yöntemleri

01
Kolşisin 1-1.5 mg/gün (yaşam boyu profilaksi — temel tedavi)
02
Kolşisine dirençli FMF: Anakinra (IL-1 blokörü)
03
Kanakinumab (uzun etkili IL-1 blokörü — kolşisin dirençli olgularda)
04
Akut atak sırasında: NSAİİ ve istirahat
05
Amiloidoz takibi (düzenli proteinüri ve kreatinin kontrolü)
06
Genetik danışmanlık

Hangi Bölüme Başvurmalı?

Bu şikâyetler için hastanemizin Dahiliye (İç Hastalıkları) bölümüne başvurabilirsiniz. Uzman hekimlerimiz size en uygun tedavi planını oluşturacaktır.

Dahiliye (İç Hastalıkları) Bölümü Hakkında Bilgi Alın

Size yardımcı olalım

Şikâyetleriniz için uzman hekimlerimizden randevu alabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

İlgili Sağlık Konuları

Aynı bölümden incelemek isteyebileceğiniz diğer makaleler.

Anemi (Kansızlık)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Anemi, dokulara yeterli oksijen taşınamadığında ortaya çıkan yorgunluk, solgunluk ve nefes darlığıyla seyreden bir tablodur.

Demir Eksikliği Anemisi

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Yetersiz demir alımı veya kronik kan kaybı sonucu gelişen demir eksikliği anemisi, özellikle kadınları ve çocukları etkiler.

B12 Vitamini Eksikliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

B12 eksikliği; anemi, nörolojik belirtiler ve bilişsel sorunlara yol açabilen ve erken tedaviyle büyük ölçüde önlenebilen bir durumdur.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hipertansiyon, 'sessiz katil' olarak bilinir; çünkü genellikle belirti vermeksizin yıllarca ilerleyerek ciddi komplikasyonlara zemin hazırlar.

Kronik Böbrek Yetmezliği

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Kronik böbrek hastalığı; hipertansiyon ve diyabet gibi kronik durumların en sık komplikasyonlarından biridir ve erken evrede belirti vermeyebilir.

Hepatit B

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit B, aşıyla önlenebilen ancak kronikleştiğinde siroz ve karaciğer kanserine zemin hazırlayan viral bir karaciğer hastalığıdır.

Hepatit C

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Hepatit C, günümüzde yüksek başarı oranıyla tedavi edilebilen; ancak geç tanındığında siroza ilerleyebilen bir karaciğer hastalığıdır.

Karaciğer Yağlanması (Yağlı Karaciğer)

Dahiliye (İç Hastalıkları)

Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD), obezite ve metabolik sendromla yakından ilişkili olup erken tedavide büyük ölçüde geri dönüşümlüdür.

Sağlık Uyarısı: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi tanı ve tedavi yerine geçmez. Şikâyetleriniz için mutlaka hekiminize başvurunuz. Saygı Hastanesi, bu sayfadaki bilgilere dayanılarak yapılan uygulamalardan sorumluluk kabul etmez.